Hürmüz Boğazı etrafındaki artan gerilim, gıda ve gübre fiyatlarına olumsuz yansımaya devam ediyor. Kısa vadede fiyatların düşmesi beklenmiyor. Orta Doğu’da yaşanan çatışmalar sonrası ilan edilen geçici ateşkese rağmen, küresel piyasalardaki belirsizlikler sürüyor. Savaşın başlamasıyla birlikte gübre, tarım, gıda ve enerji fiyatlarında kayda değer artışlar görülürken, bu durumun kısa bir süre daha devam etmesi muhtemel.
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Yener Ataseven, tarım sektörünün tüm ekonomik faaliyetlerin temelini oluşturduğunu belirterek, savaşın askeri boyutunun yanı sıra gıda ve enerji açısından da büyük sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
Hürmüz Boğazı’nın dünya petrol ticareti açısından kritik öneme sahip olduğunu dile getiren Ataseven, bölgenin İran kontrolünde olmasının ekonomik etkileri doğrudan etkilediğini ifade etti. Doğal gazın gübre üretimindeki önemine dikkat çeken Ataseven, bölgedeki gerilimin amonyum ve DAP gübresi üretimini azalttığını ve bunun da fiyat artışlarına yol açtığını belirtti.
Türkiye’de yaygın olarak kullanılan gübre türlerinde son günlerde kayda değer fiyat artışları meydana geldi. Üre, DAP ve kompoze gübre fiyatlarının ortalama yüzde 10 oranında arttığını kaydeden Ataseven, bu sorunun yalnızca Türkiye’de değil, dışa bağımlı birçok başka ülkede de yaşandığını vurguladı. Gübre fiyatlarındaki yükselişin, çiftçilerin kullanım miktarını düşürebileceğine ve bunun da gıda fiyatlarını ve enflasyonu artırabileceğine dikkat çekti.
Bahar döneminde mısır, ayçiçeği ve patates gibi ürünlerde yaşanabilecek aksaklıkların, üretimi doğrudan etkileyeceğini belirten Ataseven, yem bitkilerindeki sorunların da hayvancılık maliyetlerini artıracağına işaret etti. Bu sürecin hasat dönemine kadar uzanarak gıda ve genel enflasyonu yukarı çekmesi bekleniyor.
Ataseven, gıda fiyatlarındaki artışın aynı hızla gerilemeyeceğini belirtti. Brent petrol fiyatlarındaki muhtemel düşüşlerin gübre ve gıda fiyatlarına sınırlı bir şekilde yansıyacağı öngörülüyor. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin sürecin gidişatında belirleyici rol oynamaya devam edeceği ifade ediliyor.
Savaşın sona ermesi durumunda, Lübnan, İsrail ve İran gibi ülkelerde yaşanan hasarın onarılması için ciddi bütçelere ihtiyaç duyulacağına dikkat çeken Ataseven, bu durumun tarım yatırımlarını da olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Ayrıca, artan mazot fiyatlarının tarımsal girdi maliyetlerini artırdığına da değinen Ataseven, Türkiye’nin bu artışlara karşı önleyici tedbirleri hızla devreye alması gerektiğini ifade etti.