Artvin’de, eğitimde artan şiddet olaylarına karşı vatandaşlar sokaklara döküldü. Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir okulda meydana gelen saldırının ardından Kahramanmaraş’taki okullara yönelik silahlı saldırılar, Artvin’de büyük bir tepkiyle karşılandı. Eğitim Sen’in öncülüğünde ve Eğitim-İş Sendikası’nın desteğiyle düzenlenen yürüyüş ve basın açıklaması, Halit Paşa Meydanı’nda toplandı. Kalabalık, “Yusuf Tekin istifa” sloganları atarak Atapark’a yürüdü. Yürüyüşe, sendika temsilcileri, veliler, öğrenciler ve çok sayıda Artvinli katıldı.
Eğitim Sen Artvin Şube Başkanı Köksal Gümüş, yürüyüş öncesinde yaptığı konuşmada, “Bu yaşananlardan hepimiz derin bir rahatsızlık duyuyoruz. Çocuklarımızın hayatını kaybetmesi, vicdanlarımızı sızlatıyor. Failin yalnızca 14 yaşında bir çocuk olması, durumu daha da içler acısı hale getiriyor. Hayatını kaybedenler de yine çocuklar. Bu nedenle, siyasi görüş ayrımı gözetmeksizin, vicdani sorumluluk hisseden tüm vatandaşları bu protestoya katılmaya davet ediyoruz” dedi.
Eğitim-İş Sendikası adına konuşan Kamuran Kaynar ise, “Eğitimi şiddetten, karanlıktan ve çaresizlikten kurtarmak için buradayız. Sesimizi yükselteceğiz, bu durumu normalleştirmeyeceğiz. Eğitimde şiddete karşı acil ve somut önlemler alınana kadar mücadelemiz sürecek” ifadelerini kullandı.
Artvinli emekli öğretmenlerden biri, eğitimin içinde bulunduğu duruma isyan ederek, “35 yıl öğretmenlik yaptım; ancak eğitim bu noktaya mı gelecekti? Bunu sağlayanlar artık görevlerini bırakmalıdır. Sesimizi duysunlar ve gereğini yaparak çekip gitsinler. Artık yeter!” şeklinde konuştu.
Artvin’den Nurcan Ay adındaki bir vatandaş ise, “Gördüğümüz görüntüler karşısında normal kalmak imkansız. Çocuğunu özel okulda okutan birini bekleyemeyiz; hepimiz çocuklarımızı devlet okullarında okutuyoruz ve onların güvenliğini istiyoruz. Sorumluluğu olan bakan istifa etmelidir, bunu bekliyoruz” dedi.
Bir başka veli, yaşanan olayları değerlendirerek, “Çocukları öldüren o çocuğa da üzülüyorum. 14 yaşında bir çocuk bunu nasıl yapabiliyor? Kendisi de hayatını kaybetti. Buradaki tek kurban o mu? Bunun hesabını yalnızca ailesi mi verecek? Hayır. Yusuf Tekin giderse, yerine başka biri mi gelecek? Yetki sahibi olanların sorumluluk alması ve görevlerini bırakması gerekiyor. Bizler de evde oturup üzülmek yerine sokaklarda olmalıyız. Bugün burada daha fazla veli olmalıydık. Gelinen durumdan hepimiz sorumluyuz” diye konuştu.