Otomotiv endüstrisi, alüminyum tedarik zincirindeki sorunlar nedeniyle ciddi bir krizle karşı karşıya. ABD’nin en çok tercih edilen aracı olan Ford F-150’nin üretimi, metal sıkıntıları nedeniyle tehlikeye girmiş durumda. Alüminyumun azalması, otomobil bayilerindeki araç stoklarının hızla azalmasına yol açıyor. Teksas’taki Ford bayisi Sam Pack, F-150 ve Super Duty kamyonetlerinin işletmesi için kritik bir öneme sahip olduğunu vurguluyor. Normal şartlarda 60 günlük bir stok bulunduran Pack’in elinde şu anda yalnızca 42 günlük araç kalmış.
The Wall Street Journal’da (WSJ) yer alan habere göre, yaz sezonunda yüksek talebi karşılayamama endişesi taşıyan Pack, “Önümüzdeki 90 gün kritik bir dönem olacak,” diyerek durumu ifade etti. Araç arzındaki bu azalışın başlıca nedeni, gövde üretiminde kullanılan alüminyumun bulunabilirliğinin azalmasının yanı sıra fiyatlarının da son yıllarda ciddi şekilde artması. Alüminyum, çelikten daha hafif olmasına rağmen dayanıklılığını koruyarak yakıt verimliliği hedefleyen otomobil üreticileri için stratejik bir hammadde haline gelmiş durumda.
Metal pazarına dair veriler sunan danışmanlık şirketi CRU, Kuzey Amerika otomotiv sektörünün geçen yıl 3.7 milyon metrik ton alüminyum tükettiğini, bu rakamın 2020’ye göre yüzde 30’luk bir artış gösterdiğini belirtiyor.
Alüminyum fiyatlarını etkileyen unsurlar arasında ise jeopolitik gerilimler ve ticari kısıtlamalar ön plana çıkıyor. İran’daki çatışmalar, Basra Körfezi’nden yapılan sevkiyatları olumsuz etkileyerek ABD’nin alüminyum tedarikinde sıkıntılara yol açtı. Ayrıca, ABD’nin yüzde 50 oranında uyguladığı gümrük vergisi ve ana tedarikçilerden birindeki üretimin durması, otomobil üreticilerini zor durumda bıraktı. S&P Global Energy verilerine göre, küresel alüminyum fiyatı metrik ton başına 3,500 dolar civarındayken, ABD içindeki fiyatlar gümrük ve taşıma maliyetleriyle birlikte 6,100 dolara kadar yükseldi. Bu, geçtiğimiz yıl ödenen 3,220 doların neredeyse iki katına denk geliyor.
Alüminyum krizinin en çok etkilediği şirketlerden biri Ford. 2014 yılında, yakıt verimliliği standartlarına uyum sağlamak adına F-150 modelinin gövdesini alüminyuma dönüştüren Ford, bu süreçte en büyük alüminyum alıcısı haline gelmişti. Ancak bu stratejik karar, günümüzde bir risk faktörüne dönüşmüş durumda. New York’taki ana tedarikçi Novelis’in fabrikasında meydana gelen yangınlar ve sonrasında gelen üretim durdurma kararları, Ford’un geçtiğimiz yılki düzeltilmiş karını 2 milyar dolar azaltmış durumda. Şirket yöneticileri, emtia maliyet tahminlerini 1 milyar dolardan 2 milyar dolara çıkardıklarını açıkladı.
Sektörde “alüminyumdan çeliğe dönüş” olasılığı ise tartışılıyor. ABD’nin en büyük otomotiv çeliği tedarikçisi Cleveland-Cliffs’in CEO’su Lourenco Goncalves, üreticilerin alüminyuma olan bağımlılıklarını sorguladıklarını ifade etti. Ancak uzmanlar, bu dönüşümün kolay olmayacağını savunuyor. Analist Sam Fiorani, Ford gibi üreticilerin araçlarını tamamen alüminyum yapı üzerine inşa ettiğini ve bu yapının değiştirilmesinin maliyetli ve zaman alıcı bir süreç olacağını belirtiyor. Ford, üretim sürecinin aksamaması için Trump yönetiminden gümrük vergilerinin geçici olarak kaldırılmasını talep etse de, Washington yönetiminden henüz olumlu bir yanıt alınamadı.